Test:Opel Crossland X 1.5 Dizel AT

Test Sürüşü ve Fotoğraf: Özgür Sunay

ALMAN GÖRÜNÜMLÜ VE KALİTESİ İLE GERÇEK FRANSIZ MELEZİ..! 

OPEL CROSSLAND X TESTİ…

Opel ‘in kompakt crossover otomobil olan adı üzerinde crossland x’in test sürüşü uzun yol deneyimi ve maceralı yollar ile yaptım. Bu aracı ilk gördüğümde öncelikle içeriden ve dışarıdan çok fazla yanımda olan yardımcı editör arkadaşıma çok fazla eleştiri ile anlattığımı söylemeliyim. Fakat ilk bir kaç günden sonra alıştığımdan mı kaynaklı orasını bilemiyorum. Araç ile ilgili fikrim ilk eleştiri kısmı farklı duygu ve açılara kayma yaptı. Araçtan günlerce kullanarak her noktasından ve verdiği histen emin olmak için bir çaba sarfettim. Çok sert kullanımlarım da oldu.

Şu araca önce dışarıdan dış tasarım olarak bir bakalım; Opel Crossland X aracımıza dışarıdan baktığımda kübik olarak tasarlanmış ve daha çok dar ve dikey hatlara sahip bir orta büyüklükte araç olarak görüyorum. Her zaman da öyle oldu ilk gün ve son gün. Kübik bir tasarım. Kesinlikle bir Suv değil. Suv ve Kompakt Crossover araçların müşterileri ile bir karışıklık yaşanmasını istemem. Aracımız ciddi anlamda dışarıdan bakıldığında uçuk mavi rengi ve krem dış tavan iki rengi ile dikkat çeken tasarım olarak ise Almanların sahip olduğu bu zamana kadar ödün vermeyen hepimizin bildiği, benimsemiş olduğu bir klasik bir Opel’i ayrıca andırmayı başarıyor.

Araca biraz daha dışarıdan dikkatlice baktığımızda ise bir Suv araçta olan benzerlik ve özelliklerin aynısını nerede ise tıpatıp görüyoruz. Çamurluklar üzerinde yer alan siyah dodik plastik kaplamalar ile kapı eşik altı baştan başa siyah bir kalın sert korumalı şekilde aracın herhangi bir şekilde dış yanlardan aldığı darbelere karşı koruma yaratmış. Bu koruma aracın kaportasının ve dizaynının zarar görmemesi adına bence kapı açmalarda ya da vurulan kaldırım kenarları adına önemli kılınırken. Ön tarafa baktığımız ise düşük alt ön eşiğin tamponun nerede ise yüksek bir kavisten geçtiğimizde bir sürtme etkisi yapabilecek kadar en azından göze çok yere yakın geldiği de kesin.

Bu arada aracın yan hatları tasarım olarak başarılı iken arkaya baktığımızda tasarımsal anlamda arka far gruplarında bir çıkıklık ve sadelik klasik bir Opel logosu ile Alman havası ile Citroen Fransız havasının karşımı gibi. Yine Fransızların araçlarında çok hoşlarına giden bu korumalar difüzör  aracın arka tampon altında koruma ile yine olması gerektiği gibi kalın yer alıyor. Bence bu kötü sayılmaz. Kubik tasarım yine göz hizamızda.

Gelelim aracın iç kısımına; İç kısımda aslında anlatılacak çok şey var.  Bu tasarıma genel baktığımızda Opel’in her zaman kinden de çok farklı olmayan en azından şimdilik buradan göze o şekilde gelen bir tasarımı bulunuyor. Aracın içine girdiğimizde şöför-sürücü koltuğuna oturmamız ile birlikte bir takım farklılıklar Peugeot’dan kayma farklı şeyler bir anda karşımıza çıktı.

Mesela öncelikle şunu söylememiz gerekir ise direksiyon yapısı normale göre farklı. Bir kere bu araç için çapı oldukça büyük bir direksiyon ilk başta şaşırttı. Bu araca konulmuş olan bu direksiyon ile sorularım ile yola çıkarken editör arkadaşımda yanımda söylentiler imden uzun yolda uyumuş…

Direksiyon evet çapı olarak yola çıkmadan önce bana önce biraz hissiz düşük hızlarda alışıncaya kadar cevap vermekte ve aracı döndürmekte hissiz gibi gelse de en azında PSA grubun otoparkından çıkarken, uzun yolda ise ele iyi oturan ve sağ koltuk kol desteğim ile sol elimi dayamış olduğum sol kapı kolu desteği sayesinde direksiyonun uzun yol ideal bir sürüş tutma şekli olduğunu ve direksiyonun çapının bu tarz kullanım için çok uygun olmuş olduğuna karar vermiş olsam da..

Anlamadığım şey; aslında şuydu peki direksiyonun derinlik ayarı neden çok fazla yoktu ve Peugeot 3008 de olduğu gibi bu direksiyon neden çok fazla derine inmeden ön de durabiliyordu. Hiç bir Opel’de bu zamana kadar derinlik ayarı sıfıra inmeyen direksiyon yapısı yoktu. Fakat bu araç aynı bir Peugeot Suv’lar da gibi nerede ise koltuğumda burnumun dibinde kucağımda yer alan derin olmayan bir yapısı vardı. Daha fazla direksiyon dibe doğru maalesef derinlik ayarında içe girmedi. Bu kısmı ilk başta gerçeği ifade etmem gerekir ise alışılagelmişin dışında bir kullanım hissiyatı bana sunduğu için oldukça çok yadırgamış olmama rağmen ciddi olarak bu konuyu uzun yolda koltuğumu biraz geriye çekip aşağı doğru bel ve koltuk derinlik yükseklik ayarı ile beraber yaptığımda kol dayamalarım ve geniş direksiyon yapısı ile kendimi bir minibüs ya da ticari bir araç kullanıyor, servis şoförü gibi hissetmiş olsam da gerçeği söylemem gerekir ise İstanbul’dan Edirne’ye kadar bu şekilde gidip hiç durmadan oradan da Çanakkale, Gelibolu üzerinden geçip Eceabat iskelesinde soluğu aldık. Arkadaşım mı o hala uyuma taklidi yaparak söylentiler imi duymamazlıktan geliyordu…

Şunu söylemem gerekirse Opel Crossland X’in uzun yolda bana yaşatmış olduğu sürüş konforuna ve aracın performasına yol tutuşuna hayran kaldım ,  Bu şu demek oluyor aslında Nissan Qashqai için artık bir rakip var. En azından arada Opel Crossland X’i bilen ve kullananlar aslında iki araç arasında kalıp bir seçim yapmak durumunda tercih yapacaklar gibi.

Aracın Opel Crossland X’in vites yapısı tasarımını ele iyi oturan ve kullanım bakımından aracı manuel olarak iyi ve seri şekilde kullanımlara odaklı yapmışlar. Fakat vites ufaltmalar da ani olarak devrini yakalamadığı sürece o vitesi ufaltmanız söz konusu olmuyor. Fakat devrini yakaladığınız sürece hızlı performanslı virajlı yollarda vitesi ufaltıp aracın devrini düşürmek sureti ile daha güvenli şekilde seri kullanımlar da güvensizlik hissi vermedi. Ayrıca, araç hiç bir şekilde ön ya da arkadan kayma eğiliminde bulunmadı.

Çok yüksek hızlarda takribi 160-170 km hızla Otoyolda ani çarpışma riski algılayıp aracın frene ek olarak yaptığı güvenlik destek freni ve aracı öne doğru ani şekilde kasılarak eğilip kalması çok yüksek hızlarda dahi güvenli frenajını ön plana çıkardı. Bu bakımdan takdire şayendi. Fakat aracın bu hızlarda ani şekilde frenaj ile birlikte sağa ya da sola kaçmalarında kubik yapısından dolayı dinamik çekiş kontrol sisteminin şu anda nasıl bir güvenlik cevabını vereceğini bilmiyoruz. Bu riskli duruma düşememek için yol şartlarına hıza göre sürüşünüzü güvenli şekilde yapmanızı öneriyorum. Takip mesafesi korumak önemli olduğu kadar ani yavaşlamalarınız da ya da çarpmalarınız da sizin daha az hasar almanıza olanak sağlar.

Yakıt verimliliği olarak ise 1.5 dizel olan aracımız karma tüketimde uzun yolda ortalamada en düşük 7.1 litreyi gördü. Bu veri aslında korkutmasın çünkü 110-120 km yi aşmaz iseniz sabit hızlarda ve sakin kullanımlarda biraz daha aşağılara çekerek, belki 6.6 litreyi görebilirsiniz. Aracımızda çift bölmeli klima var ve geç ısınan yani 90 rpm’e geç ısınıp gelen hararet motor göstergesi sebebi ile araç içinde ısınmak en azından ayak bölmesinde o kadar kolay sandığınız gibi olmadı. Aracın çift taraflı klima sistemi ısı ayarını iyi ayırt etmeye çalışıyor. Fakat yeterli düzeyde tatmin edici şekilde uzun yolda buna çok cevap veremedi. Fakat Opel Crossland X’te hiç bir araçta görmediğim kadar 3 kademeden oluşan ve çabuk ısınan kızgın bir güneş gibi yakan koltuk ısıtması var. Bunu 3. kademede kullanmayı gereksiz derecede oldukça fazla ısınma olduğu için  size kesinlikle önermiyorum.  Aracın direksiyon ısıtma elektrikli direksiyonu çok iyi çalışıyor anında koltuk ve direksiyon ısıtması devrede soğuk kış gününde çok işe yaradı. Yine aracın orta ekranında Navigasyonu çalıştırdığımızda aslında olduğunuz yeri gösteren ya da size yolu iyi tarif eden bir navigasyon olmuş olsa da çok fazla kontol edilemeyen menü tuşları navigasyonu yeterli düzeyde derecede en azından uzaklık  – yakınlık ayarı gibi bulunduğunuz noktayı görmek istediğiniz de ise yetersiz kalmış. Bu daha iyi olabilirdi. Tatmin ediyor mu? evet Navigasyon tatmin edici boyutta ama çok fazla bir beklenti içinde de olmayın derim.

Aracın arka yolcu kabininde çok lüks sayılabilecek bir şey yok. Fakat koltukları ergonomik ve oldukça rahat. Orta sırt dayama komple açıldığı için yolda seyahat halinde arka bagaj bölümüne ulaşıp çok rahat bir şey alıp koyabilmeniz adına imkan ve olanak sağlanmış. Diz ve baş mesafesi yeterli düzeyde çok dar olmayan bir yapıda rahatça araca binilip inile-bilmekte. Yine burada Almanların kalitesinin ödün vermediği arka da çift taraflı isofix çocuk koltuğu iki adet bağlantıları yer alıyor. Bu bakımdan geniş aileler ve anneler için önemli bir araç olduğu da kesin bence.

Arka bagaj kapağı el ile açılıyor bu otomatik değil. Anahtar yardımı ile açılması mümkün fakat bu o kadar kullanışlı değil kesinlikle kapağı açmak anahtar ile zor. Yükleme eşiği makul bir yükseklikte ve bagajı oldukça konforlu arka koltukları tam yatırdığımızda ise geniş bir alan eşya koymak için yeterli düzeyde. Bagaj haznesi iki bölümden oluşmakta olduğu için al tarafta stepne ve yine ufak dar bir bölüm yer alıyor.

Aracın sürüşle ilgili söylemek istediğim diğer bir kısmı; Cruise Control sistemi, bu sistem direksiyonda sol tarafta yer alan menü tuşları ile çalışarak hızınızı kontrol edip, yükseltip azaltmanıza olanak sağlıyor. Bu kısımda ilk başta kullanmaya başladığımda aracı uzun yolda Cruise Control’e aldığımda tepkileri çok fazla net değildi, daha sonra uzun yol kullanımlarda hızlanmalarda tam tepki sağladı. Fakat hızı düşürmek istediğimde ise tepkisi hızlı ve net olmadı. Bu bakımdan Cruise Control sistemi daha iyi olabilir sonradan bu iyileştirilebilir. Aracımızda farklı mod sürüşleri bulunmuyor. Dizel bir araç olduğu için bu olanak konulmamış. Test sürüşümüzü Opel Crossland X ile genel anlamda iyi nitelendireceğimiz boyutta bitiriyoruz.